gelin evi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gelin evi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2014 Pazartesi

GÜL PEÇETE DEKOPAJI

Günaydınlar


Bilirsiniz ikeanın ahşap çerçevelerini..Uzun bir süre önce, pembe oturma odasının kendim yaptığım pembeli objelerini burada paylaşmıştım.Biraz sıkıldım oradaki görüntülerinden,boya ile son günlerde uğraşınca çerçeveleride elden getirdim.

Cadance beyaz boya ile 2 kat geçtikten sonra,gül desenli peçeteleri kesip çıkartıp,su bazlı vernik ile peçeteleri hem yapıştırıyorum hemde tüm çerçeve boyasını vernikliyorum.


Duvarı delmeden bu tarz hafif malzemeleri nasıl duvara montelediğimi burada yazmıştım.Çok memnunum bu durumdan,istediğim an istediğim yerede taşıyabiliyorum,pratik şekilde.


Dedim ya boya ile haşır neşir iken ...Uzun zamandır bekleyen ufak kutuyuda boyadım.Odanın diğer boyama işlerini ve dekorasyonuna buradan bakabilirsiniz.
Güzel haberler ile tekrar görüşmek üzere

SELAMETLE

27 Mayıs 2013 Pazartesi

MEVZU OTURMA ODASI

Uzun zamandır aklımdaydı böyle bir post hazırlamak,süre gelen zaman içerisinde yemek bloğuna doğru ilerleyen sayfama renk getirmek caizdir diye düşünüyorum :)
Evleneli 1.5 sene olucak,telaşıyla stressiyle herşey yerini buluyor zamanla.İnanın mekanlar elle tutulabilir bu tarz şeyler ancak kimin yanında olduğunuza göre değer buluyor,sevdiğiniz yanınızdaysa herşey çok daha anlamlı.


Fikir edinebilmek güzel şey ve biliyorum ki evlilik hazırlılığı yapan her dişinin bu işlere ilk adımı arama motoruna 'dekorasyon' vb şeyler yazmakla başlar.Mobilyası ,perdesi,halısı temel eşyalara göre şekillenir mekan,tabii bunlarda kişisel zevk doğrultusunda..
Evimi diyebilirim ki; diğer odaları avangard döşeyince küçük bu oturma odamızı biraz şirin biraz çocuksu biraz vintage ama  hiç bir akıma dahil olmadan sadece beni yansıtacak şekide şekillendirdim.
Çok sıkılgan bir insan olduğumdan sürekli değişiklik yaparım pembe odada,en son hali böyleydi kısacası :) Yastığıydı,örtüsüydü,çiçeğiydi böceğiydi derken ayrınılarla severek uğraşır dururum.

 Koltuk:İKEA
Kırlentler: BENDEN :)
 Halı : BAHARİYE


Çiçeklerimin bir kısmını pembe oda da tutmayı öğrendim,nedeni buradaki güneşi daha çok sevmeleri :) Gün geçtikçe çoğaltıyorum,açtıkları sürecede çok mutlu oluyorum,odadan içeri girince onları böyle cıvıl cıvıl görmek tüm yorgunluğumu alıyor :)
Menekşeler annemin takımından çoğaltma,diğerleri gezip gördükçe önüme çıktıkça aldıklarım.Orkide ise eşimin hediyelerinden.

Galvanize Saksılar :İKEA
Duvar Rafları : İKEA
Perde : BRİLLANT


Duvar etamin panosunu evlilik hazırlığı zamanından yapılanlardan,pembeye boyayıp gül dekopajıyla içerisine işlediğim gül motifi beraberliği.Pembe güllü saksılarda,aynı boyadan,aynı peçete dekupajından nasibini alan galvanize saksılarım.Dekor amaçlı kolaladığım pembe danteli altlarında kullanıyoum şu sıralar.


Dikdörtgen bir odaya uygun boyutlarda köşe takımı kullanınca boş olan uzun duvara,çokda kullanışlı olduğunu düşündüğüm gizli bağlantılı raflardan kullandım.Farklı düzlemlerde iki adet monte ettik.Boş kalan duvarları sevmiyorum genel olarak evimde,mutlaka bi işe yaramalı.Çiçeklerime ve çerçevelerime çok güzel ev sahipliği yapıyorlar bu nedenle.


Duvarlarınızda aklınızda bulunsun,birşeyler asmak için illa matkap veya çekiç darbesine ihtiyacınız yok.Asacağınız çerçevenin ağırlığına bağlı olarak tabiki patafixin iz bırakmayan yapışkanlarını kullanabilirsiniz.Ben çok memnunum tüm kıtasiyelerde bulabileceğiniz bir ürün.Soldaki üçlü çerçeveler bu şekilde duvara sabitledim.İstediğiniz zaman söküp alabilmeniz ve duvara zarar vermiyo olmanız fazlasıyla ergonomik :) 
Kelebek sürüsü keçeden,kenarına el dikişi ile sülfile gittim ve aynı fikirle duvara kondurdum.

Çerçeveler :İKEA
Saat :EMİNÖNÜ ÇARŞISINDAN



Webden çoğu zaman yemek tarifleri bakmanın yanısıra arada eski tariflerede göz atmak gerekebiliyor.Kumaş ile kapladğım dosya bu lezzzet tarifleri için işte :)

Saksı Kalemlik: ENGLISH HOME


Geçenlerde bi yazı okumuştum,bir araştırmayla ilgili şunlar yazıyordu;
pembe en romantik ve narin bir renkmiş aynı zamanda da sakinleştirici etkili...Araştırmaya göre hapishane duvarlar pembeye boyanan mahkumlar  arasında agresif davranışların azaldığı görülmüş :)


İnsan sinirlenmek istese bile pembe rengin yakınında pekde başarılı olamıyormuş :) Akşam misafirlerimin pembe odaya geçtiklerinde birden hepsinin uykusunun gelmesine pek de şaşırmamak gerek öyleyse :)


Hep bir ağızdan esneyen çok insan gördü bu duvarlar  :) Şaka bir yana bu araştırmanın gerçekliği hakkında benim şüphem yok,pembenin çekimi olmalı..

Ünite:İKEA
Duvar Kağıdı: KOÇTAŞ


Bu çekimi fazla ileri taşıyıp oyuncak eve çevirmeden kararında bırakabilmek başarılı olmaya eş değer bana göre.Pembeyi evde taşıtabilmek her zaman kolay olmayabilir,özellikle düzeni,mobilyası oturmuş evlerde...Yeni ev kuruyor iseniz bu iş biraz daha kolay olacaktır.
Griler,mint ve nane yeşilleri,vizonlar pastel pembeye en çok yakışınlar hiç kuşkusuz.Pembe bir halı yada pembe bir koltuk almak yerine,modası hemen  geçmeyecek renkler kullanarak temel eşyalarınızı alıp,bunun etrafını pembelerle donatabilirsiniz.

Hayırlı bir hafta diliyorum Pembe Odadan!

SELAMETLE

İNSTAGRAM :instagram.com/mimarinrenkleri
FACEBOOK:facebook.com/MERVENINKIRMIZISI

6 Mayıs 2013 Pazartesi

SANDALYE ARKASI PÜSKÜLÜ


Günaydınlar blogcanlar,hepinize sağlıklı huzurlu bol bereketli bir hafta diliyorum.
Bir kaç hafta öncesinde yapıpta bir türlü fırsat bulup fotoğraflayamadığım bir proje bu aslında püskül işi.Sandalye arkası püsküller,evlilik hazırlıklarıyla uğraşırken Ali Ağaoğlu'nun bordo renkli yemek masasını görünce çok hoşuma gitmişti tvde.Gel zaman git zaman çeşitli mobilyacılarda evlilik alışverişinde bulamamıştım püskülü sandalye :)


Geçenlerde yine aklıma düştü sözün özü,gittim püskül bakmaya...Tabii Ağaoğlununkiler kadar iri ve şaşalı almayacaktım :) Ufak kibar bişeyler bakayım derken yapma gül demeti gördüm bi sonraki reyonda bayıldım.Fiyonksuzda olmasın dedim,işte böyle bişey kolajladım ayaküstü.


Zannetmeyin ki sandalyenin kumaşına yapıştırdım.Hani hatırlarsınız bu postta olduğu gibi küçük broş iğneleriyle tutturma işini hallettim ;)
Adım adım yazıcak olursam kısaca; gülün sapı demir telli olduğundan uygun boyutta kısaltıp ,püskülün ipinden geçirdim.Geriye bükerek kıvararak sardım kendisine.


Kurdele nakışında kullanılan sedefli bu güzel kurdeleye fiyonk şekli verip püskülün ön yüzüne silikonladım.Sıcak silikon tabancanız yok ise bu işi pekala iğne iplikte görür.


Bu işlemde bittikten sonra son olarak yukarıda bahsettiğim broş iğnesini,gülün içerden yaprağına daha sonrada sandalyenin döşemesine saplayıp kapatıyoruz.


Güller demet demet çok hoş renkleri vardı pembe lila...Gelin çiçeği bile yapılacak güzelliktelerdi,aklımdan geçmedi değil,siz daha önce neredeydiniz? :)


İşte sonuç bu...Sıkılınca çıkartılabilinecek birşey yada özel günlerde kullanılabilinecek.Hem dekor amaçlı hemde kutlamalarda sandalye süslemelerine ufak bir fikir...

SELAMETLE

7 Şubat 2013 Perşembe

MUTFAĞIMDA KIRMIZI PANO ve KIRMIZI BİR DAMACANA

Günaydınlar blogcanlar,haftayı yine ortaladık ,şu sıralar günler sanki çok çabuk geçiyor gibi geliyor bana.Hemen haftasonu geliyor.İyi birşey mi bu yoksa tersi mi bilemiyorum :) Hayat hep kouşturmaca...
İlk önce panodan başlamak istiyorum.Uzun zamandır mutfakta üzerine not tutturabileceğim,mutfak erzak listesi yapıpda iliştirebileceğim çok amaçlı bir mantar pano istiyordum.Zira buzdolabının üstüne konulmuş,magnetlerle sıkıştırılmış perşembe pazarını aratmayan buzdolabı görüntüsünden hiç haz etmiyorum.Eski postlardan hatırlarsınız buzdolabı magnetlerimi kendim hazırlamıştım.Bunlardan başka hiç birşey yapıştırmıyorum ;)


Herhangi bir kırtasiyeden bulabileceğiniz ( şu sıralar tedi marketlerde de mevcut) mantar panoyu kumaşın üstüne koyup, 5 cm kadar pay bırakarak kenarlarından kestim.Bu kırmızı kumaşı bulduğuma kumaşçıda çok sevinmiştim,parça işi bi kumaştı ama eve gelince hadiii ya dedim.Ütüle ütüle buharlar içinde kaldım :D Meğerse kendinden kırışık dokulu bir kumaşmış,böyle işler için pek hoş durmasa da almış bulundum artık.Daha sonra vazgeçilmezim silikon tabancam ile kumaşı çerçevenin arkasına çekiştirerek sıcak silikon ile sabitledim.Aklımda olan daha başka bir şeydi,Çerçeve çıtasını söküp mantar levha ile çerçeve arasından geçirerek kumaşı gerdirmek istiyordum ama çerçeve çıkmayınca tümden kapladım.


Kenarına ise elimde olan beyaz metre işi güpürden geçirdim yine silikon yadımıyla.Güpür parçasının fazla geldiği noktayı kesmedim,bir fiyonk ile bitirdim.Mutfağımın boş bir duvarında ikeadan alıpta taktığımız kırmızı bir rafımız vardı,panoda tam bu rafın ayaklarının arasına girecek büyüklükteymiş,denk geldi :) Raftan sallana mutfak peçetesini hatırlarsınız ilk dikiş deneyimim olarak kayıda geçirmiştim :)


Mantar panoların arkasında cift çivi ile asma yerleri mevcut ama duvarı delmeye hiç gerek yok.Zaten strofor köpük kadar hafif.Ben evde böyle hafif şeyleri asmak için duvarda iz yapmayan,istediğim vakit söküp alabileceğim eşyalara Tack-It kullanıyorum tavsiye ederim.Panoyuda bu vasıyatla duvara mıhladım :)


Gelelim damacanaya...Aynı (kırışık kumaştan :) )kumaştan,damacananın taban çapı kadar ilk parçasını kesip,bu parçanın boğazında bir daire daha çizip çıkardım.Daha sonra damacana gövdesi uzunluğunda dikdörtgen ikinci parçayı kesip bu iki parçayı birleştirdim.


Damacananın en alt boğumuna oturması için kalın bel lastiklerinden ikinci parçanın ucuna hafif sündürerek diktim.Gerisi süsleme işi ;)


Ve işte kırmızı mutfağım yeni elemanları bay damacana ve bayan pano hazır :)


SELAMETLE

29 Ocak 2013 Salı

MAÇ AKŞAMI YEMEK MASASI

Günaydınlar blogcanlar.Haftasonunun gelmesiyle şu sıralar bende bi yoğunluk sormayın gitsin.Hatta haftaiçinide bu yoğunluğa ekleyebilirim.Tabiki misafir yoğunluğu mevzu bahis...Geçtiğimiz haftasonu derbi akşamı toplandık sevilen tarafların olduğu gibi üzülen tarafda oldu elbette meşin yuvarlak bu hangi kaleye gideceği belli olmuyor ;)

Kollar sıvadım bundan sebeb...


Köfteleri çorbam için minik minik yuvarladım,mantarları limonlu suda haşladım,etli lahanaları sardım,soğanlı iskilip pilavı da yannda...oh yemek yemek gibisi yok tabi ama birde alınan kiloların vermesi var kiii..Sormayın gitsin,artık porsiyonları küçülttüm kendi adıma.Karatay'a devam...


Günün erken vakitlerinde akşam olmasını beklemeden huyumdur sofranın temel baş mazlemelerini özene bezene kurarım.Hatta çoğu zaman yenecek bir tencere yemek bile olmaz ama sofra çoooktan hazırdır bile :) Yine öyle oldu çok sevdiğim pembe masaörtüm annemin yıllar önce kendi için alıpta bir türlü kullanamadığı şeylerden.Renginin tatlığına dayanamayıp benim eve transfer oldu bir kaç ay evvel :) Pembe-mor-lila uyumunu tüm kızlar sever ;)


Kırk çarşambayı bir araya getirmeye, kendime işim varken iş çıkartmaya bayılırım.Bunca işin arasında yemekler pişerken birde o gün dikiş makinasını çıkardım :) Çok gerekliydi ya sanki! :) İlla aklımdaki yapıcam yoksa rahat edemem,biraz kurtluyum galiba :)
Neyse Ters giden dikiş macerama rağmen yemeklerde aksaklıklar olmadı çok şükür :) Afiyetle yenildi içildi,bereketli bir sofra oldu.


Mönünde neler vardı peki derseniz;
Yuvalamalı sebze çorbası (ilk fotodaki minik köfteleri çorbamda kullandım,sütle pişirdim)
Güveçde mantarlı et (aşağıdaki minnak güveç kaplarımı çok seviyorum :))
Zeytinyağlı kereviz
Acılı ezme
Kayseri mantısı ( Ben yapmadım tabiki hazır alıyorum :) )
Etli Lahana Sarması
Soğanlı pilav
Salata-turşu ve elcağızlarımla mayaladığım misss yoğurdum (yoğurdun sütüyle ilgili gelişmeler var:)
Annemin Ev yapımı çavdar ekmeği eşliğinde :)


Porsiyonluk güveç kaplarımda yemek pişirmek benim, yemesi ise misafirlerimin çok hoşuna gidiyor :) Tavsiye ederim süt mayalıyorum,sucuklu yumurta yapıyorum,yemek pişiriyorum, hatta balığın üstüne tahin helvası tatlısı pişiriyorum bunlarda :) Durun ben güveç kaplarıyla güzel bir post hazırlıyayım neler yaptığıma dair ;))


Artık misafirlere hazırız bu pozla :) Bebeklerim Tiramisu ve kurabiye ile ;)

SELAMETLE

4 Ocak 2013 Cuma

İLK MAKİNE DİKİŞİNDEN MUTFAK PEÇETELERİ

Günaydınlar blogcanlar :)
Vakitsizlikten dem vurup bir türlü başına oturamadığım dikiş makinemin sürüş testini yaptım :D Biliyorsunuz detayları nasıl ve ne badirelerle ulaşmıştım,gülmek isteyenler geçenlerde yazdığım post bulabilirler işin perde arkasını :)

İlk elime alışım komediydi,bi 4-5 dk ışığının düğmesini aramakla,diğer 15 -20 dk mekiğine sardığım ipi üste almakla,yaklaşık 1 saat kadarda kırdığım iğnesini değiştirmekle geçti ve bu bahsettiğim zaman kavramlarında son derece samimiyim :D


İğnesini binbir zorlukla değiştirdikten sonra hakikaten mekikdeki ip beni çıldırttı hahah :D Gerisin geriye sarıp kaldırdım,takii annemle beni yavruyu buluşturuna dek ;) Annem tüm ayarlarını tüm dikiş özelliklerini bana sağolsun örnek bezimiz üzerinde gösterdi.Düz dikiş ayarlarıyla çok oynamadan dik uyarısını aldıktan sonra aklımdaki ilk işe kalkıştım.Kırmızı ip,kırmızı çiçek ve kırmızı sutaşı aldım hemen,birde sağ alt köşede duran broşluk iğneleri.


Biraz süslü birşeyler yapmak istedim fakat süslü şeyler hep yıkanmaya gelmezler ya hani bundan mütevellit yıkanma zamanı geldiğinde çıkarıp takabileceğim iğnelikli süsler denedim.Broş iğneliğine bir parça keçe yapıştırıp sıcak silikon ile (dikilebilir esasında,dikme delikleri var iğne üzerinde) üzerine aynı renk kurdele fiyonk ve çiçekler-tohumlarla minik broş kurguladım.Her biri peçete için 8 tane...



Ben bundan bişeyler yaparım diye alıp kaldırdığım büyük parça krem rengi masaörtülük bir kumaşım vardı elimde,onu kullanarak peçeteleri kestim,2 kat kıvırarak su taşınıda üzerine koyarak ilk adımlarımı attım :) Gülebilirsiniz belki ama benim için çok zevkliydi :))


İlk parçalarda tecrübe ederek yavaş yavaş basarken pedala,sonraki parçalarda hızlandım.Her akşam bir parça bir parça diktim bi hafta boyunca :D Akşam vakti ses olmasından çekindiğimden devam ettiremedim,zira yağlamam lazım makinayı fazla sesi çıkıyor :))


Bir tek bu takıma ait şu an dikeceğim runner parçası kaldı,onuda halledersem sevineceğim :)
Makinadan memnunmusun diye soranlara evet çok memnunum,şimdilik tüm ihtiyaçlarıma cevap vrebilecek kapasitede ve çok hafif bir makina,indirip kaldırması kolay oluyor.Önümüzdeki senelerde şu dikiş olayını ilerletirsem daha kapsamlı bir makina alabilirim ;)

Hayırlı Cumalar

SELAMETLE


31 Ekim 2012 Çarşamba

HAYATIMIZIN EN DEĞERLİ GÜNÜNÜ ÖĞRENDİK!


Şöyle yazıyordu; Hayatınızın en değerli günü ,doğduğunuz gün ile neden doğduğunuzu öğrendiğiniz gündür...
Uzun uzun düşündüm evet doğduğumuz gün hepimiz için değerlidir,anne baba için kişinin kendisi için.Peki ya neden doğduğunuzu öğrendiğimiz gün...Sevmek için doğmak,şükredmek için doğmak vede sevilebilmek için doğmak..
Efendim sözün özü,neden doğduğumuzu birbirimizi eşimle tanışdığımız günden bu yana öğrendik elh.:) Birbirimizi sevmek,birbirimizle çekişmek,birbirimizle tartışmak sonra geri dönüp sarılmak ne biliyim aynı anda kahkaha atmak aynı anda da tek bakışta ağlayabilmek için doğmuşuz :)

Bu sene bayramımız ziyaretlerin dışında biraz farklı olarak hareketli geçti.Benim yapmak isteyipte günlerdir haftalardır üzerinde düşündüğüm süpriz(!) doğum günümüzde arkadaşlarımızla birlikte yuvamızda toplandık.

Her ne kadar bizimkisi süprizi bir şekilde fark edip anlayıp anlamamazlığa verdi isede (en fenasıda burası) heyecan doruktaydı benim için.Saçma sapan bahaneler uydurup arkadaşlarıyla sabahtan  evden çıkarmalar falan... :P
Vakit az hemen hazırlanmam lazım diyerekten kendimi attım mutfağa.Ekipman malzeme önceden hazırlandım tabii,iyiki doğdun Rahman yazılı karton kartları önceden tasarlayıp hazırlamıştım ipe.Bir güzel asıldı,balonlar şişirildi,evin kapısına özel notlarla yapıştırıldı :)


Mönümüzde pratik şeyler vardı,malum zaman kısıtlı evden zorla çıkartılan eşin eve erkenden dönebilme ihtimaline karşılık acele etmeliydim.Pilav-kavurma , peynirli börek ve içli köfteyi sıcak servis ettiğimden konsolun üstünde göremiyorsunuz :) Yakından çekme imkanım olamadı ama meyveliğin üzerinde duran çöp stıck üzerine hediyelik, keçeden dudaklar kesip,kırmızı tüle sarılı lokumlar hazırladım (bayanlar için) :)


Günün telaşından ben fotoğraflayamasam da eşimin hoşuna gitmiş olucak ki kendisi benden önce davranmış.Mönüyü hızlı bir şekilde kağıda döküp,çerçeveye koymuştum  :)


Giderken dağıtmak üzere tuzlu kurabiyeler yapıp poşetledim ve bu fikride blogunu çok severek takip ettiğim tanerineşinden aldım :) Çok hoş ve çok lezzetli bir fikir,doğum günü ertesinde gittiğim yerlere götürdüm tam anlamıyla bayıldılar! :) Original fikirler arıyanlara ışık olabilir :) Tarifide yine Tanerineşinden...


Konsept renklerini kırmızı-siyah seçtiğimden ağırlık o yönde oldu.Kurdelelerde peçete,tabak,süsleme vs..


Onca yorgunluğun daha fenası telaşın arasında poz vermeden olmazdı :) Bu arada bir önceki postta bahsettiğim eteğim üzerimde,nihayet istediğim gibi bir kloş etek giyebildim bayramda.Bununla ilgili daha detaylı bir post hazırlıyorum,kısa zamanda bol fotoğraflı bir kombin postu gelicek.


Kalpli peçetelerimi siyah kurdeleyle bir güzel fiyonlayıp sabitledim.Doğum günü yeme içme olayımız daha çok açık büfe ayarında geçti diyebilirim.Servis bakımından daha kolay ve zahmetsiz,tavsiye olunur :)


Buda bin bir atraksiyonla bir gün evvelden alınan 27.doğumgünü pastamız oldu :)
Hepinize uzun bir tatil sonrası hayırlı haftalar diliyorum.

SELAMETLE


26 Eylül 2012 Çarşamba

ANNEANNENİN ETAMİN KARYOLA TAKIMINDAN TORUNUNA SALON TAKIMI

Günaydın blogcanlar uzun zamandır yoğun iş tempomdan dolayı aklımdakileri bir türlü bloga aktaramasamda,facebook sayfamdan ve ınstagramda günlük paylaşımlarda bulunuyorum,beklerim :)
Gelelim başlığın hakkını vermeye :)
Vakti zamanında işlenen kırmızı tomurcuk gül motifli etamin karyola takımı anneannem tarafından annemin çeyizine konulmuş.Gel git zaman çokda kullanılmayan bu takım benım etamin sevgimden salon takımına dönüştürülmeye karar verildi :)


Başta nasıl yapsak,hiç bozamayalım kesmeyelim takımı dedik annemle,sonra benim ısrarlarımın ardı arkası kesilmeyince sonuç... :)  Etek uç kısımları takımın parçalara bölerek,iki uçdada işleme olması için ortadan birleştik.Orta dikiş göze batmaması için (Mimarin renkleri yazısının İ harfinin altında kalan kısım) ince kırmızı biye,kurdele benzeri metre işi aldım ve diktik.


Desenine gerçekten vuruldum şimdilerde böyle modeller göremiyoruz kanaviçe etamin model dergilerinde..


Kırmızı tomurcuk olması dolayısıyla işlemenin, kenarlarını yine metre işi aldığım güpür ile döndük.



Arkasını tok durması için astarladık çok da iyi oldu..

Etaminden salon takımı yapmayı düşünüyordum bir ara işleyerek,şimdi iyiki uğraşmamışım diyorum :) 
Birden böyle güzel bir takımım oldu eskiyi değerlendirerek.Takımı gören anneannemin beğenisini kazanmakta cabası :D