hamurişi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hamurişi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2015 Perşembe

YESEK YESEK AMA ZAYIF KALSAK

Hadi canım olur mu hiç öyle şey?
Ne varmış canım,bu da benim hayalim.Bak erkeklere hiç sorun ediyorlar mı?
Yiyorlar ekmekleri sokum sokum ama ertesi gün olunca,dün çok yedim bugün salata ve zeytinyağlı takılacağım diyenini duydunuz mu?


(Kahvaltı masam çok sevdiklerim içindi)
Haha tabiki yok böyle bir erkek,Peki biz böyle düşünen bu kafadaki diğer cinslerle yaşarken niye bu kadar dikkat ediyoruz? Soruyu ben sorup,cevabını da ben vermeyeceğim elbette.


(Yöresel patatesli lahana sarması)
Onca saat ha ayakta ha oturarak güzel güzel yemekler hazırla,sar,pişir,haşla,aç,bük..neticesinde hepsinden tadımlık(!) yiyebilesin. Olucak iş değil ama oluyor can kardeşim,bayan olmak bunu gerektiriyor.O eteğin içinde olabilmek için,o elbisenin yapışmaması için,bekarlıkdaki beden ölçün için...Tabii sağlık içinde.


(Esmer ve kepekli unlardan fincan kek)
Doya doya ve en önemlisi yedikten sonra vicdan azabı duymadığımız kaç sofranız oldu?
Bazen öyle oluyor ki hem doymadan kalkıp,hem de vicdan yaptığım günlerle geçiyor öğünlerim.
Elhamdülillah hala bekarlıkdaki kilomdayım ama (dönemsel inişler ve çıkışlar çok olsada) yakındığım nokta bir erkek gibi yemek yiyememek :)


(Annemden birleştirilen sofralar rezitali)
Bakmayın böyle sofralar kurulduğuna hepsinin derdi kilo almamak :)


(Çupraları sebzelerle fırınlıyorum,hamsiler ise ocağı batırmadan tavada pişmiyor)
Sabahları o sucuklu yumurtasını yerken,sen masum masum maydonozlu omletını tırtıklarsın misal.
Brokoliye üstten üstten bakar,kibirlice;'nasıl yiyorsunuz o ağaçları' :))
Neyseki kış gelince balık diye ortak bir besin var.


(Portakallı tiramisu/muzlu muhallebi)

Kimi börek çörek çılgınıdır,bi tepsiyi verseler hani yerim der.Kimileride tatlısız asla der,gözünü uykudan açar açmaz aç karnına tatlı yemeye bayılır benim gibi :)


(Beze/Peynirli esmer ekmek/Sebzeli poğaça)
Birde nereyi açsa,ne yana dönse önümüze çıkan güzel tarifler çevirmez mi yanımızı,o zaman gelde una ,mayaya bulanma.


(Kış salatası/köz salata/Ekşili nohutlu salata)
Zaten çok misafir ağırlayan bir insansan bu durum ekstrem..Artık bazı günler salatayla şişireceksin masayı,n'apacaksın :))


(Çikolatalı cupcake/Vişneli muhallebi/Tuzlu kurabiye)
Velhasılı kelam;
Yemek yapmak da,yemek yedirmek de güzel ama yemek yemek cidden çok keyif işi :))

SELAMETLE

22 Ekim 2013 Salı

KIRMIZI MUTFAKTAN BAYRAM TIKIRTILARI

Günaydınlar blogcanlar.
Kooskoca bayram tatilini de geride bıraktık.Her güzel şey gibi bu da çok geçti.Ne de alışmıştık oysaki misafirlere,misafirciliğe :)
En en en sevdiğim ise evde yaptığımız özene bezene kahvaltılar...Geç kaldım işe güce olmadan serile serpe :) Pazartesi sendromunuda atlatmışken kısa kısa haberler tutmaya geldim blogda.
Az ve ya çok her haneye kurban etinin girebildiği ümidiyle paylaşıyorum mutfak hareketlerimi.


Evvela arife gününden bir gün öncesine yani şerife gününe gideyim o halde.Tatilimin çoğunu evde temizlik modda,elimde mikrofiber bezle geçirsemde,hiç ara vermeden 7 saat yaptığım temizliği kutlamak adına kek çırptım.Bir nevi yorularak kendimi ödüllendirdim :)
Tarif vermek istemesem de (tamamiyle yaptım olmadı demelerden korktuğumdan) soranlar oluyor ve şimdiden yazıyorum: 3 yumurta+1 bardak tozşeker + 2 ymk kaşığı kakao + 1/2 su bardağı sıvıyağ + 1 bardak süt + 1'er pkt kabartmatozu ve vanilin.Klasik kek sırasında çırpıp 190 dercelik ısıtılmış fırında pişirdim.Üzerine de pudra şekeriyle şenlendirdim :)


Böyle de sundum :) Çikolata sosum daima dolabımda mevcuttur,kendisi pireyi deve yapabilecek kadar sunumu büyütebilen bir yardımcı benım için.


Kavurmayı pişirdikten sonra birde kaşarlı bir şekilde baharatlayıp fırında denedik,biz çok sevdik :) 
Aklıma minik güveç kaplarım sonradan gelsede en kısa zamanda aklıma koyduğumu yapacağım,güveçe konulan tüm yemeklere bayılıyorum çünkü ;)


Ne zamandır alıpda saklama kabına koyduğum,ha yaptım ha yapacağım dediğim kuru patlıcanları nihayet ipinden çıkardım.Kuru patlıcan,kuru kabak,biber hatta fasülye,bamya hepsini denedim ve hepsinin tadınıda çok sevdim.Hal böyle olunca bayrama yakışır misafirler gelmeden evvel etli patlıcan dolması doldurdum.Nar ekşisiyle sıcak sıcak servis ettim.


Bayramdan evvel bir esnaf lokantasında yediğim,benimkisinden çook daha iri ve kalınca sarılmış,et suyu içerisindeki fırın lahana sarmaları çok beğenmiştim.Aklımın bir kenarına yazıp,bayramda açık market bulup lahanayla kucaklaşınca hadii Merve dedim.Beyaz lahanayı haşlatıp,etli harcıyla sarıp borcama dizdim.Büyük bir kase salçalı sos hazırlayıp (ev salçası bambaşka ) üzerine boca edip,tereyağı parçalarıyla fırına verdim.Az evvel haşladığım kemik suyundan da bir kaç kepçe üzerine gezdiripte fırında pişirince enfes bir lezzet çıktı ortaya :) Tencerede değilde bir de böyle pişirin pişman olmayacaksınız ;)


Bayram misafirlerine hazırladığım etli bulgur pilavımdan sunum..
Bulgur pilavını kuş üzümlü,salçalı,kırmızı pul biberli pişirdim.Zaten et suyu ve tereyağı ilavesiyle şenlenen pilav birde kavurmayla buluşunca dumanı tüte tüte tükendi :)


Bayram tatili boyunca bulunamayan yufka yerini zoraki olarak milföye bıraktı.Daha evvelde çok kez denediğim en çok patatesli sevilen milföylü örgü börek.Patatesli iç harcını tereyeğı,tuz ve kırmızı pul biberle tadlandırıp 4 parça buyutulmüş,birleştirilmiş milföyün ortasına yatırıyorum.Devamı karelerden anlaşılıyor zaten ;)


Geçmiş postlarda yine değinmiştim bizim evde sütten çok soda bulunur diye :) Ne zaman kek yapacak olsam evde soda olunca,artık kekleri soda ile yapıyorum.Tarçınlı havuçlu soda kekim .
Bizde bayram her kurban bayramındaki gibi biraz tatlı birazda yorucu geçti.Kısmetse,ömrümüz varsa seneyede yorulmayı dört gözle bekliyorum.

Fotoğraf kareleri instagramdan ; mimarınrenkleri

SELAMETLE




24 Eylül 2013 Salı

YAZI BİTİREN PAZARLAR

Yaz mevsimini geride bıraktığımız şu son günlerde,insan yinede o eski kuvvetli sabahları cama vuran güneşi arıyor.Gel-gitlerle dolu havalar için az biraz güneş yüzü görmek pazar günleri için lüks olmaya başladı.


Biz piknikle kahvaltı yapalım diye hayaller kura duralım,sabaha yağmurlar iniverir yeryüzüne :) 
Bir açılır,bir kapanır gökyüzü,sizi ikilemde bırakır...
Bu hafta aynen böyle oldu ve sonunda dedimki 'bizde evde yaparız pikniğimizi' :) 
Çayır çimen olmasada,kediler yanımıza yavaştan yaklaşamasa da,sofrayı piknik hasırı zannederek yer içeriz ne olucak!


Mor menekşeli peçeteler çıkartıldı,beyaz kağıt servisler tane tane poşetinden çıkartılarak serildi.Diktiğim mini puantiyeli pembe örtüde masaya serildiğine göre hızlıca masayı dolduralım o halde..
Yumuşayan milföyler 4'e bölüp,ufak bir parça peynir koyularak içine,mantı gibi 4 köşesini kapatıp yumurta sarısıyla fırına girdi.
Hellimler kızarırken,krepler tavada birer birer pişerken,hemen krepastanın patateslerini haşladım,tereyaglı hafıf baharatlı pure hazırladım.Her krepin arasına sürerek kat çıktım... Eh birde patates kızartması varsa sofra tamamdır ;)


Hayırlı bol güneşli bir hafta diliyorum :)

SELAMETLE

İnstagram: mimarinrenkleri
Twıtter:MIMARINRENKLERI


12 Eylül 2013 Perşembe

SICAK BİR ÇAY SICAK BİR KAHVALTI

Günaydınlar blogcanlar
Hafta yine ortaladık,günler peşi sıra kovalamaca ilerliyor.Yaz bile bitti aklım almıyor,halbuki daha dün gibi haziran ayının gelişi,tatile gidişimiz..


Kış hazırlıkları yapıla dursun ben hala yaz modundayım :) Hala dolaplarda elim beyazlara gidiyor,akşamları yine pencereleri açıyorum ve hasta oluyorum :) Herkes gibi,sanki salgın gibi etrafımdaki insanlar ellerinde mendillerle geziyor,ben gibi :) Sıkı bir kahvaltı haftaiçinde yapamıyorum,şöyle keyfini sürerek,oyalanarak... Bu yüzdendir pazarlarını,pazar kahvaltılarına bayılıyorum.


Hani geçenlerde erik reçeli yapmıştım burada ,ee tabi o da yerini aldı sofrada :)


Tırtıklı doğrayıcıyla bu kez peynirler doğrandı,asla zeytinyağı ve limonsuz yenmeyen domateslerde sofrada yer aldı.Minik krepler acı kahvaltılık sos eşliğinden midelere götürüldü :)



Son zamanlarda Superfresh'in böreklerine dadanır oldum,elimi attığımda imdadıma koşuyorlar.Lezzetinide çok beğeniyorum,parmak börek olsun,tepsi böreği olsun.Emin olarak lezzetinden tavsiye edebilirim,el açması gibi oluyor ;)



Günün taze pırıl pırıl ışıklarıyla yenen bu sofra nimetleri ve bu nimetleri tüketebildiğimiz sağlığımız için binlerce kez şükürler olsun.
Hayırlı bereketli bir gün diliyorum..

SELAMETLE


5 Ağustos 2013 Pazartesi

SODALI CUPCAKE

Elveda Ya Şehri Ramazan...
Ramazan-ı Şerif'in sonuna yaklaşırken şu günlerde bayrama doğru buruk bir sevinç var içimde.Ramazan hiç bitmese,hep oruçla terbiye etsek nefslerimizi..
Geçtiğimiz gece olan mübarek Kadir Gecesi hep bizimle olsa..
Bayram yaklaşıyor,her evde planlar yapılmaya başlanmış.Plan dediysem öyle güneylere tatil planı yapan aileleri kastetmiyorum,temizlık planı,tatlı planı... :)


Benimkisi belki bayram tatlısı olmaz ama son 3 gün içerisine girmiş olduğumuz Ramazan'ın,iftar sonrası çay saatlere güzel bi kek olabilir.
Sade sodayı eve kek börek için alır oldum son zamanlarda,süte elim gitmiyor.İyi netice aldığımdan mıdır,yoksa bir kutu süt alıp içinden bir bardak kullanıp,sonrası kalıp ziyan olduğundan mıdır bizim evde bilemiyorum.
Kadir gecesi hatim gurubuna yaptığım bu kakaolu cupların tarifi şöyle;

*3 yumurta-1,5 su bardağı şeker ___>Şeker eriyip,yumurtanın rengi dönene dek çırpalım.(yumurta oda ısısında olursa kek kesinlikle daha çok kabarıyor)
*1 şişe sade maden suyu-1 büyük çay bardağı sıvıyağ  ___> Yumurtalı karışıma ilave edip tahta kaşıkla karıştıralım,sodayı döktüğünüz anda asitlenmeyle köpükleniyor,yeteri büyüklükte bir kap kullanın.
*3 su bardağı un,4 kaşık kakao,1'er pkt.kabartmatozu ve vanilin ___> Toz malzemeyi eleyerek karışıma ekleyin,yumurtaları söndürmeden karıştırıp,cuplara paylaştırın.
  
Eğer daha önceleri yaptığınız kekleriniz kabarmıyor ise bunda yumurta ve unun büyük payı var.Bir haftaya yakın dolapta duran bir yumurtayla,marketten yeni tarihli aldığınız dolaba girmemiş yumurtayla yapılan tarif çok fark ettiriyor.Ha keza unda aynı şekilde,her gün unlu tariflerle uğraşmıyorsanız,birer ikişer kiloluk unlar alıp kısa sürede tüketmeye çalışınki,tariflerinizde hep taze un kullanasınız.
Ben kek karışımımı,bu tatlı içleri kendinden yağlı,yapışmaz cuplara paylaştırarak pişirdim.Silikon,teflon kalıplarda kullanılabilir,kek kalıbına,borcamda pişirilebilir.
170 derecede içleri iyice pişene dek alt-üst ısıtmalı olarak pişirdim.Kekin içlerinin pişip pişmediğini her zamanki gibi kürdan yardımıyla bakabilirsiniz.


Üstüne süslemesinde kullandığım sosu ise şöyle hazırladım;
1 pkt.süt kreması
2 pkt bitter çikolata (200 gr)
1 yemek kaşığı tereyağı
Kremayı ufak bir tencereye boşaltıp,ısıtıp,kaynamasına izin vermeden bitter çikolataları içine kırın.Tereyağını ilave edip karıştırın.Homojen bir karışım elde edince ocaktan alın ve ılımaya bırakın.Sertlesip sürülebilir akmayan bir kıvam alması için 1 saat kadar buzdolabına kaldırın.
Soğuyan sosu, cupların üzerinde istediğiniz gibi kullanın.Ben bıçak yardımıyla sürüp,fındık parçalarıyla süsledim.
 Afiyet Olsun.

SELAMETLE





15 Mayıs 2013 Çarşamba

YUMUŞACIK BİR ALMAN PASTASI

Günaydınlar blogcanlar.
Eğer ki daha önce denemediyseniz bu lezzeti hemen şekeri yumurtayı çırpıp yapmanızı tavsiye ediyorum :)


Öyleki içinin kreması beni benden alır her daim.Hadi öyleyse hemen malzemeleri vereyim.


Bildiğimiz klasik kek yapar gibi malzemeleri sırasıyla,yumurta ve şekeri mikserliyoruz arkasından sütü daha sonrada unu eliyoruz kabartma tozuyla birlikte.Tahta kaşık ile güzelce karıştırıp en son vanilyayı ekleyip 20cm çaptaki yağlı kağıt serili tepsiye kek malzememi döküyoruz.Çok koyu kıvamlı bir hamur olmuyor,akışkan olarak tepsiye döküp,bir iki tepsiyi tezgaha vurup hamurda hava baloncukları oluşturduktan sonra fırına veriyoruz.Fırın önceden ısıtılmış 180 derecede fanlı olarak kullanıyorum.


Kekimiz pişe dururken hemen krema malzemelerini bir tencereye koyup muhallebiyi hazırlıyoruz,göz göz kaynadıktan sonra altını kapatıyoruz.Elinizin altında o an limon yoksa,limon kabuğu rendesi yerine alternatif olarak 1pk. vanilin kullanabilirsiniz.(Vanilini en son eklenmeli.)


Kıvam bulması açısından ocaktan aldıktan sonra tel çırpıcı ile çırpıyorum ve soğumaya bırakıyorum.
Keki kürdan yöntemiyle pişip pişmediğine bakıp çıkarttıktan sonra içini çekmesini bekliyoruz.Genelde ben ip yardımıyla kesiyorum pastalarımı,büyük boy bir bıçaklada ikiye ayırabilirsiniz dikkatlice.
İki malzemede iyice soğuduktan sonra,kremayı kekin arasına tamamı olmak üzere döküyoruz,üzerine diğer kekide kapatıyoruz ve elimizle hafifçe bastırıp oturtuyoruz.
 Dolaba ağzı kapalı bir şekilde kaldırıp soğuduktan sonra,servis zamanı üzerine bol pudra şekeri eleyip ikram ediyoruz :)


SELAMETLE


13 Mayıs 2013 Pazartesi

ANNELER GÜNÜ KAHVALTISI


Günaydın blogcanlar.
Güzel bir haftayı geriye bıraktık,haftasonu alışveriş mevzularıyla..Çarşı pazar mağazalar hınca hınç doluydu,her yer annesine alabildiğince en güzelini almaya çalışan büyük küçük çocuklarla doluydu :)
Her ne kadar hepimiz bazı satış taktiğine dökülmüş özel diye adlandırdığımız bu günleri sevmesekte,biliyorum ki anneler günü bir başka.


Kahvaltıda toplaşınca anneler gününde,sabahın ilk saatlerini birlikte kahkaha sesleriyle yumulunca zeytine peynire,değmeyin keyfimize :) Babam annemin taklidini yapar,kardeşim bana takılır,annem buna kaç yumurta koydun diye sorar,böyle seslendirin bu kareleri :)


Zaten kim sevmezki pazar kahvaltılarını yada brunchları.Hani Cemal Süreya boşuna da dememiş; Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı! diye :) Bu mutluluğunda evde yaşanılıyor olması çok daha anlamlı yapıyor bu öğünü nacizane fikrim.


Sodalı milföy böreğim tekrardan soframdaydı,tarifini biliyorsunuz geçenlerde vermiştim arşivimden bulabilirsiniz.Pratik olduğundan her daim yapılabilinecek türden.



Birazcık da keyif işi çay yudumlamak diye düşünüyorum.Krallara layık bir kahvaltı sözü çok hoşuma gider,kahvaltıya ağırlık verip akşamı hafifletebilenlerden iseniz zaten ohh :) Her öğle yemeğinden sonra ben akşam yemeyeceğim diyip yine duramadığım için... :))


Alman pastamda son kapanış lokmamız oldu masamızda :) Tüm annelerimizin anneler gününü yürekten kutluyorum,sağlıklı sıhhatli ailelerimizle mutlu yuvalarımız hep daim olsun inşallah.

SELAMETLE

2 Mayıs 2013 Perşembe

MERVE'DEN KISA KISA...


Hayırlı günler diliyorum herkese.Vakit buldukça yazabildiğim postların şu sıralar arası açıldı,hemen benden haberler vermeye geldim :)



 Bu pazar ,kahvaltı için yine bizdeydik yeni diktiğim junior puantiyeli masa örtümü çok sevdim :)


 Haftaiçinde annemde ufak bir ziyafet vardı,yardımınına koşup benimde elimin değdiklerinden kolaj hazırladım.Vişneli muhallebi,tuzlu misketler,atıştırmalıklar,elmalı rulo pasta ve dolgulu cupcakeler.


Masada en çok ilgiyinin sahibi olan cupcakelerin instagramda da merak edilen olup,içini merak edenler için çektiğim fotoğraf.En kısa zamanda tarifini blogda paylaşacağım inşallah.İçerisi lokum gibi oluyor hindistan cevizi toplarıyla.
 Bu arada instagram takip için ;)


Sıkıntılı bir süreçten geçen ofisimizde onaylanan projemizden sonra,sözünü verdiğim tiramisuyu dün itibariyle hazırladım.Şu sıcak günlerinde en iyi tatlı olduğunu düşünüyorum yağ miktarının oldukça az olduğundan ;) Pandispanyasının tarifini bu yazımda bahsetmiştim.


Son olarak dikiş tecrübemle son vereyim yazıma.Şu sıralar iplik çıplıkla uyuyup kalıkıyorum :) Ünlü bir türk tasarımcının modelinden isteyipte ortaya benim ihtiyacıma daha çok yatkın bir şey çıkan siyah dökümlü kumaşımın son hali.Üzerinde broş ve kemer,biye olarakta siyah güpür kullandım, diktim ertesi sabah hemen giydim :) Şimdilik benden kısa kısa bu kadar ;)

SELAMETLE

30 Nisan 2013 Salı

MİDYE YADA YELPAZE BÖREK

Günaydınlar blogcanlar.
Sıcakların bastırmasıyla birlikte bende bir hareketlenme var ki sormayın gitsin.Her dala konmak istiyorum,işler birikti yarım kalan bir yığın proje var ama yinede mutfaktan çıkamıyorum.Miafir trafiği yaşıyorum şu aralar.Daha önce isteyipte bir türlü yazamadığım midye yada yelpaze diğer ismiyle,böreği paylaşıcam.


Geçenlerde kabul günümde paylaşmıştım sunumuyla şimdi malzemeleri vericek olursam;

Malzemeler:

 2 şer kahve fincanı su,sıvıyağ,yoğurt 
1 yumurta
1 pkt.kabartma tozu
Un
Tuz
200 gr tereyağı
İçi için kavrulmş soğanlı kıyma (Tuz ve Hafif pul biberle tatlandırın)
İç malzememizi bir güzel kavurup bir kenara aldıktan sonra ,tüm hamur malzemeleri karıştırılarak (200 gr tereyağı hariç) hafif kıvamda ele yapışmayan bir hamur elde edilir.Yarım saat dinlendirilen hamur  8 eşit bezeye ayrılarak merdaneyle unlanmış tezgahta büyütülebildiği kadar açılır.


Eritip hafif kızdırılan tereyağını kaşık yardımıyla açılan her bezenin arasına sürülür.4'erli olarak 2 adet yufka elde edilir.Bu yufkalarında hafifçe üzerinden merdaneyle geçilerek büyütülür.
Ardından gevşek olmayacak şekilde bir ucundan başlanılarak rulo yapılır.Ne kadar çok rolu katı olursa pişince o kadar çok katı olacaktır,bu yüzden sıkı sarıyoruz.
Bu işlemden sonra tepsiye koyup 1 gece dolapta beklettim ben üstünü seralayıp,siz aynı gün içerisinde pişirecekseniz hamurun yarım saat dinlenmesi yeterli olacaktır.


Dinlenen rulo hamuru 1 parmak kalınlığında kesip,elimizle hafif büyütüp içerisine kıymalı harçtan koyup kapatıyoruz.Kenarlarını tepsiye koyduktan sonra hafiçe bastırmamız gerekebilir.
Yumurta sarısı sürmeksizin 180 derecede önceden ısıtılmış fırında kızarana kadar pişiriyoruz.


2 rulodan 2 tepsi çıkıyor bunuda belirtelim,yarım ölçüyle misafir ağırlanabilir.Yada diğer ruloyu köpük tabağa koyup buzluğa kaldırdım 1 hafta sonra çıkartıp pişirdim ben,aklınızda bulunsun ;)
Afiyetli bereketli sofralarınız olsun.
SELAMETLE


10 Nisan 2013 Çarşamba

SODALİ MİLFÖY BÖREK TARİFİ

Günaydınlar blogcanlar,güzel bir gün diliyorum herkese,sağlıklı,huzurlu bol rızıklı.
Nisan ayının ikinci haftasına yağmurla başlasada İstanbul bugün çok güzel bir güneş var :) Yazımı yazarken sağ gözüme ışıyan...Havanın insan psikolojisi üzerindeki etkileri tabiki yatsınamaz,bende öyleyim işte bugün!
 Hem kolay hemde güzel bir börek tarifim var paylaşmak istediğim.Soda ile milföy hamuru hemde hazır yufkadan oluşan.Dışı çıtır ama içi su böreği kıvamında.


 Evvela 8 yaprak milföy hamurumuzu eğer buzluğumuzdaysa oda sıcaklığına çıkartarak yumuşamasını bekliyoruz.Milföyün her zaman taze olması çıtır kıvamında çok etkili oluyor,benden söylemesi.Açılacak kıvama gelen milföy yapraklarından 4 tanesini yan yana alt alta ikişerli olarak koyup,az unladığımız tezgahta merdane yardımıyla büyütüyoruz.


Bu arada 8 adet yaprak milföy benim kullandığım dikdörtgen borcam için uygun oluyor,eğerki fırın tepsisine yapmak isterseniz malzemeyi aynı oranda çoğaltarak 12 yaprak milöyden yapabilirsiniz böreği...


Uygun biçimde genişlettiğimiz milföyü yağlanmış borcama, yanlarından birer cm yukseklik olacak şekilde yerleştiriyoruz.Üzerine 2 adet hazır yufkayı gelişi güzel tiftikliyoruz.


Üzerine beyaz peynir ve kaşar rendesi tercih ettim ben.Arzu edilirse patatesli,kıymalı harç gibi malzemelerde kullanılabilir.


İç malzemesinin üzerine diğer 2 yufkayıda tiftikledikten sonra,aynı borcamın tabanına yerleştirdiğimiz gibi kalan 4 milföyü de genişletip üzerine seriyoruz.Yanlarından birer cm geniş tutarak elimizle tabana doğru sıkıştırıyoruz.


Bıçak ile böreğimizi dilimlendikten sonra geri kalan malzemeleri geniş bir kasede çırpıp böreğin üzerine boca ediyoruz.Dikkat ettiyseniz listede sıvıyağ yok,benim peynirim yağlı olduğundan hemde milföy yağlı bir hamur olduğundan sıvıyağ koymadım.Kullandığınız peynir veya farklı bir harç yağsız ise mutlaka bu sodalı karışımın içerisine bir çay bardağı kadar sıvı yağ ekleyin.


Dilimlediğim ve ıslattığım böreğimi 1 gece öncedesinden hazırlayıp dolaba kaldırdım.Tüm malzemeye içine çekmesi için dinlendirdim.Tavsiyem misafirleriniz geldikten sonra fırına atmanız,sıcak sıcak fırından sofraya servis etmenizden yana ;) Afiyetler olsun.


SELAMETLE