27 Temmuz 2012 Cuma

KAÇTIK :) #2

Tünaydın blogcanlar :)
Günlerdir yazmak isteyipte bir türlü yazamadığım kaçtık postunun 2. ve son serisini nihayet bitirdim :)
Hatırlayacaksınız Es es günlüğümüzü.İşi gücü bir yana bırakıp bir kaç günlüğüne de olsa ramazan öncesi enerji depolamak ne kadar makbule geçti anlatamam.Boşuna denmemiş tebdili mekan için övgüler :)


Sabahın erken vakitlerinde Eskişehirden ayrılma vaktidir artık diyerek,hızlı tren kolaylığıyla Ankara'ya ayak bastık.Tren yolculuğunu çok seviyorum fazlasıyla konforlu oluyor sanırım bundan ötürü...


Çokda uzun sürmeyen yolculuğumuzun ardından bizi Halamızın organik kahvaltısı bekliyordu,yumulduk tabii :)) Sabahın köründe aç mı aç yola düşmüşüz,karnımızdan gurultular almış başını giderken başka türlüsü mümkün olamazdı zaten :) Ne demiş atalarımız ; yemek buldun mu ye,dayak buldun mu kaç :D


Maksadım çaydanlığı çekmekti esasında ama sofradaki ev yapımı peynir ve kaymakları görünce şimdi yeniden bir iç çektim Ramazan Ramazan :D Kalabalıkla yapılan kahvaltıların tadı bi bambaşka oluyor.


Artık dışarlara akmanın vaktidir Bismillah diyerek gidilip görülebilecek yerleri şu kısa vaktimizde ziyaret etmeye başladık.Hacı Bayram Veli Türbesi ve Camii...İnanılmaz bir sıcak olmasına rağmen çok tuhaf bir havası var Ankara'nın söylendiği gibi.Veyahut biz İstanbul'da neme alıştığımız için bize öyle geliyor.Nefes kesen bir sıcaklık olmasına rağmen bir damla ter olsa :)) 



Hacı Bayram Veli Türbesini ziyaret ettikten sonra hemen bitişiğindeki yenilenen camisine girip vazifelerimizi yerine getirdik.Daha önceki gördüğüm camilerin dışında farklı bir mimarisi mevcut.Tavanlar ,duvarlar,aydınlatma ve dekorda çok orıgınal fikirler kullanılmış camii içerisinde..


Bayanlar bölümüne üst kata çıkınca esas güzellikler burda diyerek bir kaç kareyi ölümsüzleştirdim.Çok temiz ve bakımlı bir camii.Ankara'lılar şanslısınız aslında böyle bir güzellikde caminiz var.


Dikkatimi çeken üst katta özel kapılarla alanların birbirinden bölünmesi...Halının güzelliğine bakarmısınız ve tavan kaplamasına.Bayıldım!


Camiden çıkışda hemen aynı meydan üzerindeki açılmış olan Kutsal Emanetler fotoğraflar sergisini gezdik,çok ilgimizi çeken daha önce görmediğimiz emanetleri gördük fotoğraflarla da olsa..


Mesela Peygamber Efendimizin son kızı olan Hz. Fatma'nın duvağı...


Yeşil ince bir bezden yapılmış,yani evet duvağı yeşil renkte..Üzerine koruma amaçlı daha sonrasında ağ biçiminde hazırlanmış bir örgüyle muhafaza altına alınmış..


Sergiyi dolaştıktan sonra meydandaki süs havuzunun verdiği huzur ve bi nebze serinlikle etrafında dinlendik,zira osaatlerde güneş tam tepemizden gülümsüyor bize :D Öyle bir ritim tutturmuşlarki her bir su fiskiyelerinden tam bir terapi merkezi mübarek :) Su sesi gibisi yok...


Çiçekler yine yakın markaj altında :)


Gölge bir yer bulmanın çocuksu mutluluğuyla dünyanın fotoğrafının aynı yerde çeklimesi hiç ihmal edilmedi :D
Çekerken iyide ya bide depolaması :)))


Daha sonra ver elini Ankara Kalesi.Tam bir balkon esasında kale,şehrin hemen hemen her bir yerini rahatlıkla görebiliyorsunuz.Benim gibi şehre fransızların, burası neresi şurası nere oluyor gibi soruların fazlasıyla sorabileceği kalede diyebiliriz :)))


Şimdi dikkat ettimde fotoğrafları editlerken,her karede ve herkesin elinde bir pet şişe :D Gerçekten çok sıcaktı,öyleki eve gelince aynaya bakınca nedenli bir sıcakla bütün gün haşır neşir olmuşuz daha iyi anladım :D


Sonraki durak neresimi? Altın park :)

İkindi vakti sıraları evden pişirilen sarmalar börekler hindiler itinayla getirilerek açık havada piknik yapıldı cümbür cemaat :) Tam da şu sıralarda bir kaç güvercin gözümüze takıldı,ayrı ayrı yerlerde birisi kaçıyor,diğeri kovalıyor :)) Ah şu hayat tek çekilmiyor :D


Siz masayı hazırlayın ben bi kaç tur atıp gelicem diyip,küçük yeğeninin küçük bisikletini alıp kaçan baba sahnede :)) Bknz: Merve'nin babası :))
Kopardı bizi gülmekten :)


Pikniğin sonlarında artık akşam olmasıyla birlikte Estergon Kalesi'nide gezmeye karar verdik son durak olarak.Bütün bu geziler tek bir günde cereyan ediyor belirtmek isterim :)) Dolu dolu geçirilen bir kaç günün ardından sabah erken vakitte İstanbul'a geri uçacağını bilmek insanı biraz bursada,tebdil-i mekan güzeldir :)

SELAMETLE

9 yorum:

  1. hım ankarayı severim kardeşim akademide okurken hep giderdim özlemişim sagol tatlım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende seviyorum galiba :) rica ederim :)

      Sil
  2. ah Ankaram çok verimli bir gezi olmuş:)Mutluluğnuz bozulmasın inşallah:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. amin :) sorma,plansız programsız bir şekilde gidince böyle oluyor :)

      Sil
  3. Ankaraya yeni taşındık daha söylediğin yerlerin hiç birine gitmedik biz de mi (yakın mesafeye de olsa) bir kaçış planı yapsak ne:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbulda oturupta tarihi yarım adadan bi haber insanlarız,anlıyabılıyorum:) Yakında olunca hep ertelenir boyle şeyler :)

      Sil
  4. kahvaltı masasından gezdiğiniz yerlere kadar tüm resimlerini çok beğendim canım..çok güzel bir gezi olmuş..

    YanıtlaSil
  5. :)) geldin de niye haber vermedin,derdim ama bütün bu gezileri 1 günde yapma büyük marifet :))) çok güzel olmuş ama..

    YanıtlaSil
  6. canım benim resmen Ankara yı fethetmişsiniz....
    ne çok gezmişsiniz öyle....
    ayacıklarınız yorulmadı mı? :)))
    desene gezme olunca seve seve giderim gezerim, hiç yorulmam :)))
    fotoğrafların çok güzel...,severek baktım ve senni de zaten severek takib ediyorum....
    öptüm kocaman...

    hayırlı iftarlar canım....

    YanıtlaSil